BEL ÇEVRESİ ÖLÇÜMÜN SANA NELER SÖYLÜYOR?

Obezite kavramı her ne kadar boy ve kiloya bağlıymış gibi gözükse de aslında bel çevresi ölçümü de obezitenin saptanmasında oldukça önem arz etmektedir. 

Ağırlıklı olarak karın bölgesindeki yağlanmaların fazla olduğu elma tipi vücuda sahip kişiler sağlık açısından risk altında olabilir.

Bel çevresindeki yağlanma, vücudun diğer bölgelerindeki yağlanmalara kıyasla çok daha tehlikelidir. Beden kütle indeksine(BKİ) göre ideal kilonda olsan bile eğer karın bölgende yağlanma fazlaysa sen de risk altında olabilirsin.

Bel çevresinin kadınlarda>80 cm, erkeklerde >93 cm olması insülin direnci ve tip 2 diyabet, iç yağlanma, kardiyovasküler hastalıklara adeta davetiye çıkarmaktadır.

Siz de bel çevresi ölçümünüzü evde kendiniz almak isterseniz göbek deliğinizin yaklaşık olarak 3 cm üstünden bel çevresi ölçümünüzü alabilirsiniz.

GLUTENSİZ RAMAZAN PİDESİ

GLUTENSİZ RAMAZAN PİDESİ

Ramazan ayının vazgeçilmezi, ‘Ramazan’ diyince burnumuza kokusunun geldiği efsane lezzet tabii ki pide. Peki sağlıklı beslenmeye çalışırken nasıl pide tüketebiliriz? 

İşte size sağlıklı ve glutensiz muhteşem Razaman pidesi tarifi!

Malzemeler:

  • 250 gr. glutensiz un 
  • 30 gr. patates unu
  • 5 gr. hazır maya
  • 10 gr. tuz
  • 15 gr. şeker
  • 25 gr. sıvıyağ
  • 300 ml. su

Yapılışı:

-Glutensiz un ve patates unu, derin bir kaba eleyin.

-Tuz, şeker ve kuru mayayı ekleyip harmanlayın.

-Üzerine sıvıyağ ekleyin.

-Suyu azar azar ekleyip hamuru karıştırmaya başlayın.

-Varsa mikserinizin kanca aparatıyla, yoksa bileğinizin gücüyle bir yemek kaşığının tersiyle eze eze, hamuru yoğurmaya başlayın.

-Hamur elde yoğurmaya uygun değil, çünkü elde etmemiz gereken kıvam baya yumuşak.

-Pürüzsüz bir bulamaç elde ettiğinizde, unladığınız tezgaha hamurunuzu alın ve şekillendirin.

-Şekillendirdiğiniz hamuru yaklaşık 30-40 dk. mayalandırmaya bırakın.

-Mayalanan pidenize dilerseniz yumurta sarısı sürüp, susam, çörek otu atabilirsiniz. 

-Ardından 200 derece önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 10-15 dk. pişirin.

-Servis etmeden önce 10 dk. dinlendirin.

İftar sofralarınız neşe dolsun, tarifi yapan herkese afiyet olsun!☺️

DOĞRU TARTI

  Günün farklı saatlerinde tartıya çıktığımda sonucum neden farklı çıkıyor? En doğru tartı sonucunu nasıl alabilirim? Ne zaman tartılmalıyım? Gibi soru işaretlerini gidermek için sizlere birkaç tavsiyem olacak.

AÇ VE BOŞ BİR MİDE İLE TARTIL 

   Gün boyu yedikleriniz/içtikleriniz sizin olduğunuzdan 1-2 kilo daha fazla çıkmanıza neden olabilir. Mümkünse sabah aç karna tartılmanızı tavsiye ediyorum ancak eğer gün içerisinde tartılmayı planlıyorsanız; ölçümden en az 2 saat öncesine kadar çay (kahve ve su dahil olmak üzere herhangi bir sıvı tüketilmemeli, herhangi bir şey yenmemelidir.

TARTIYA ÇIKMADAN ÖNCE MUHAKKAK TUVALETE ÇIKILMALI

  Tartıya çıkmadan önce bağırsaklarımız mutlaka rahatlatılmalıdır. Kabızlık veya ishal şikayetleriniz varsa, tartı sonucunuz sizi yanıltabilir.

TARTI GÜNÜ TARTIYA ÇIKMADAN ÖNCE SPOR YAPILMAMALI

  Spor esnasında terleme ile birlikte önemli ölçüde su kaybederiz. Bu durum tartı ölçümündeki sonuçların gerçekliliğini engeller.

REGL DÖNEMİNDE TARTI SONUCUNUZ SİZİ YANILTABİLİR

   Regl olmanıza yakın günlerde ve regl döneminizde, vücudunuzdaki ödem miktarı genellikle artar. Bu dönemde tartıldığınızda kilonuzun olduğundan daha yüksek çıkması muhtemeldir. Adet döneminiz bitimini takiben 2-3 gün sonra tartıya çıkmanızı tavsiye ederim.

TARTIN DOĞRU ÖLÇÜM ALDIĞINDAN EMİN OL

   Eğer dijital tartı kullanıyorsanız kalibrasyonunun düzenli aralıklarla yapılması gerekmektedir. Tartınızın doğru ölçüm yapıp yapmadığını üzerine 5 kiloluk ağırlıklar koyarak deneyebilirsiniz. Aynı zamanda doğru kilo takibi için, ölçüm alırken; tartınızı düz bir zemin üzerine koymalısınız, Hep aynı tartı ile ölçüm alınmalı, diğer ölçümlerinizde de tartınızın yeri değişmemelidir ve mümkünse hep aynı saatte ölçüm alınmalıdır.

TARTIYA ÇIKARKEN GİYDİĞİN KIYAFETLERE DİKKAT ET 

  Tartıya çıkarken üzerinizde hafif kıyafetler olmalı, ölçüm sonucunu etkileyebilecek takı, kemer gibi metal veya ağır aksesuarlar çıkartılmalıdır.

TARTI GÜNÜNDEN ÖNCE BOL KARBONHİDRATLI VEYA TUZLU BESİNLERDEN UZAK DUR. ALKOL TÜKETİMİNDEN KAÇIN

  Fazla tuz, karbonhidrat tüketimi, vücuttaki su tutulumunu arttırarak ödeme neden olmaktadır. Benzer durum alkol tüketimi için de geçerlidir. 

UZUN SEYEHATLERDEN SONRAKİ GÜN TARTILMAMALISIN

  Uzun süreli yolculuk esnasında uzun süre oturmaya ve basınç değişikliklerine bağlı olarak vücuttaki ödem miktarı artar.

DUŞTAN HEMEN SONRA TARTILMAMALISIN

  Duştan sonra derimizin ve saçımızın tuttuğu su, tartıda fazla çıkmanıza neden olacaktır.

SON ZAMANLARIN POPÜLER KONUSU “ŞEKER”

Bir çoğumuzun “fit tatlı” tariflerinin içerisine beyaz şeker yerine eklediğimiz; hindistan cevizi şekeri, agave şurubu, akçaağaç şurubu gibi şekerleri/tatlandırıcıları gelin birlikte inceleyelim.

Akçaağaç Şurubu:

Akçaağaç şurubunun kimyasal bileşimi %60’tan (w / w) fazla sükroz, ardından eser miktarda glikoz (%0,43 w/w) ve fruktoz (% 0,34 w / w) içerir. Akçaağaç şurubunun fenolik bakımından zenginleştirilmiş özütlerinin; insan akciğeri, kolorektal, prostat, beyin ve göğüs tümör hücre hatlarına karşı antiproliferatif etkisi, antioksidan aktivite, antimutajenik, antikanser, antiinflamatuar ve anti-nörodejeneratif etkileri vardır. Glisemik indeksi daha düşüktür. Ancak şeker içeriğinin yüksek olduğu unutulmamalı ve kontrollü tüketilmesi gerekmektedir.

Agave Şurubu:

Bir diğer popüler tatlandırıcılardan biri olan agave şurubu; %90 oranında früktoz içermektedir. Düşük glisemik indeksli olmasından dolayı sağlıklı olarak düşünülebilir ancak, yüksek fruktoz içeriğinden dolayı hızlı bir şekilde yağa dönüşerek hareketsiz bireylerde karaciğer yağlanmasına neden olabilmektedir.  Uzun süre agave şurubu kullanımı ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Uzun bir süre boyunca abartılı bir fruktoz tüketiminin zararlı olduğu bildirilmiştir. Aslında fruktoz, doğrudan karaciğerde metabolize olmasıyla diğer şekerlerden farklıdır. Bu nedenle bu şeker, metabolik işlev bozukluğuna yol açan hepatik trigliseritler şeklinde birikir. Ayrıca, birçok çalışma fruktoz açısından zengin bir diyetin uzun süreli tüketiminin glikoz intoleransı ve kan basıncının bozulmasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir 

Hindistan Cevizi Şekeri:

Hindistan cevizi şekeri, geleneksel olarak Güney ve Güney Doğu Asya mutfağında kullanılan bir tatlandırıcıdır. Hindistan cevizi hurma ağacının (Cocos nucifera L.) çiçeğinin floem özünden üretilir. Daha sonra ise kaynatılır ve öğütülür.

Hindistan cevizi şekerinin yapısında sofra şekeriyle kıyasladığımızda glikoz oranı daha yüksek, früktoz oranı ve sükroz oranı daha düşüktür bu yüzden de glisemik indeksi sofra şekerine kıyasla daha düşüktür.  Aynı zamanda yapısında c, b1, b2, b3, b4, b10 vitaminlerini bulundurur. Mineral bakımından zengindir.  Ancak Hindistan cevizi şekerinin de bir şeker olduğu dolayısıyla da vücuda giren toplam şeker miktarını değiştirmediğini unutmamak gerekir. 

Asghar, M., ve ark. Coconut (Cocos nucifera L.) sap as a potential source of sugar: Antioxidant and nutritional properties, Food Sci Nutr. 2020 Apr; 8(4): 1777–1787., doi: 10.1002/fsn3.1191

Wrage J. Ve ark., Coconut sugar (Cocos nucifera L.): Production process, chemical characterization, and sensory properties, LWT,Volume 112, September 2019, 108227, doi.org/10.1016/j.lwt.2019.05.125

Gonzalez- montemayor a.m., ve ark., Honey and Syrups: Healthy and Natural Sweeteners with Functional Properties, Volume 13: The Science of Beverages 2019, Pages 143-177

E Şeker, YFM Şurubu – iyibesleniyihisset.net

St. Pierre P., Comparative analysis of maple syrup to other natural sweeteners and evaluation of their metabolic responses in healthy rats, Journal of Functional Foods

Volume 11, November 2014, Pages 460-471

AKDENİZ ANEMİSİNDE BESLENME

Akdeniz Anemisi (Talasemi) genellikle Akdeniz bölgesinde görülen ve genetik faktörlerle sonraki nesillere geçebilen bir tür kansızlık hastalığıdır. Peki bu hastalıkta nasıl bir beslenme yöntemi izlemeliyiz gelin bakalım

Beta talasemili hasta ömür boyu her 3-4 haftada bir kan desteğine ihtiyaç duyar. Tekrarlayan kan nakli ve bağırsaktan demir emilimi bu hastalarda aşırı demir yüklenmesine neden olabilir. Aşırı miktarda demir yüklenmesi vücutta serbest radikal seviyelerinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle ;

•ET ÜRÜNLERİ

Hem-demir bakımından zengin yiyeceklere bakacak olursak : et, balık, bazı kümes hayvanları ve hindi diyebiliriz. Bu yiyeceklerin tüketimini sınırlamak gerekir.  Bununla birlikte et tercihimizi, kırmızı et yerine bitkisel proteinler ve beyaz etten yana yapmalıyız.

•SÜT ÜRÜNLERİ

Süt, peynir ve yoğurt, demir emilimini azaltır. Ama aynı zamanda bu gıdalardaki kalsiyum osteoporozun önlenmesinde etkilidir. Bu nedenle diyette süt, peynir, yoğurt yer almalıdır.

•TAHILLAR VE BAKLAGİLLET
Buğday, mısır, yulaf, pirinç ve fasulye, mercimek ve bezelye gibi baklagiller, hem demirin emilimini azaltır. Bu nedenle, günlük diyette çokça yer almalıdır.

  • C VİTAMİNİ

C vitamini demir emilimini artırır. Bu vitamin meyvelerde, sebzelerde bulunur. C vitamininden zengin meyve ve sebzelerin yemek esnasında veya yemekten hemen sonra tüketiminden kaçınmak gerekir.
Bu yüzden ara öğün olarak tüketmekte fayda var ☺️